noun

interior

iç, iç kısım, dahili

The interior of the car is very spacious.

Arabanın içi çok geniş.

She is studying interior design.

İç mimarlık okuyor.

They travelled to the interior of the country.

Ülkenin iç kısımlarına seyahat ettiler.

the ((interior)) of (sth.) bir şeyin içi The interior of the house was beautiful.

((interior)) ((isim)) iç The interior walls need painting.

Eş anlamlılar: inside, inner part; Zıt anlamlılar: exterior, outside

Latince 'içeride, içinde' anlamına gelen 'inter' kelimesinin karşılaştırma derecesi olan 'interior' kelimesinden gelir.

'inter' = 'iç' olarak düşünün. 'interior' bir şeyin 'iç' kısmıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.