adjective

intermittent

aralıklı, kesik kesik

We had intermittent rain throughout the day.

Gün boyunca aralıklı yağmur yağdı.

The Wi-Fi signal is intermittent in this room.

Bu odada Wi-Fi sinyali kesik kesik geliyor.

((intermittent)) + isim aralıklı ~ Aralıklı gürültü sinir bozucuydu.

Eş anlamlılar: sporadic, periodic, occasional; Zıt anlamlılar: constant, continuous, steady

Latince 'inter-' (arası) + 'mittere' (göndermek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'araya göndermek' demektir ve duraklamaları ima eder.

Bir tiyatro oyunundaki 'intermission'ı (ara) düşünün – bu, perdeler 'arasında' olan bir moladır. 'Intermittent' şeyler de arada molalar verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.