adjective

internal

iç, dahili

The company conducted an internal investigation.

Şirket bir iç soruşturma yürüttü.

This medicine is not for internal use.

Bu ilaç dahili kullanım için değildir.

The country's internal affairs are complex.

Ülkenin iç işleri karmaşıktır.

((internal)) + isim iç ~ Şirketin iç kuralları var.

Eş anlamlılar: inner, inside, domestic; Zıt anlamlılar: external, outer, foreign

Latince 'içinde, içe doğru' anlamına gelen 'internus' kelimesinden gelir. 'inter' (içinde) ile ilgilidir.

'içinde' anlamına gelen 'in-' önekini düşünün. 'Internal', bir şeyin içinde olan anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.