verb

intervene

müdahale etmek, araya girmek, karışmak

The government had to intervene in the dispute.

Hükümet anlaşmazlığa müdahale etmek zorunda kaldı.

She intervened to stop the argument.

Tartışmayı durdurmak için araya girdi.

((sth.)) (-e) müdahale etmek Hükümet anlaşmazlığa müdahale etmek zorunda kaldı.

((between A and B)) (A ile B'nin arasına) girmek İki arkadaşın arasına girdi.

Eş anlamlılar: interfere, mediate, step in; Zıt anlamlılar: ignore, disregard

Latince 'inter-' (arasına) + 'venire' (gelmek) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamı 'araya gelmek'.

Kavga eden iki kişinin 'arasına girerek' müdahale ettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.