preposition

into

içine, -e, -a

She walked into the room.

Odaya yürüdü.

The caterpillar turned into a butterfly.

Tırtıl kelebeğe dönüştü.

He's really into jazz music.

Caz müziğine gerçekten meraklı.

Two into six goes three times.

Altı bölü iki, üç eder.

((bir yer)) (bir yerin) içine hareketi ifade eder Odaya yürüdü.

((bir durum)) durum değişikliğini ifade eder Tırtıl kelebeğe dönüştü.

((bir şey)) (bir şeye) olan ilgiyi ifade eder Caz müziğine gerçekten meraklı.

Eş anlamlılar: inside; Zıt anlamlılar: out of.

Eski İngilizce 'in' ve 'to' kelimelerinin birleşimi.

İki kelimenin birleşimi olarak düşünün: 'in' (içinde) ve 'to' (yönelme). Bir şeyin içine doğru hareketi gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.