noun

antithesis

antitez, karşıtlık, tezat

His behaviour was the antithesis of good manners.

Davranışı, görgü kurallarının tam antiteziydi.

Love is the antithesis of selfishness.

Aşk, bencilliğin antitezidir.

((sth.))'nın antitezi the antithesis of sth. Davranışı, görgü kurallarının tam antiteziydi.

Eş anlamlılar: zıt, karşıtlık, tezat; Zıt anlamlılar: tez, sentez

Yunanca 'anti-' (karşı) ve 'thesis' (koyma, yerleştirme) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'karşıya koyma'.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'anti-' (karşı) + 'tez' (bir önerme veya fikir). Bir fikrin tam karşıtıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.