adjective

intricate

karmaşık, girift, detaylı

The watch had an intricate design.

Saatin karmaşık bir tasarımı vardı.

It was an intricate plot to overthrow the king.

Kralı devirmek için girift bir komploydu.

((karmaşık bir sth.)) karmaşık bir (sth.) Saatin karmaşık bir tasarımı vardı.

Eş anlamlılar: complex, complicated, detailed; Zıt anlamlılar: simple, straightforward

Latince `intricatus` 'dolaşık' kelimesinden, `in-` 'içinde' + `tricae` 'karışıklıklar, engeller'.

'Bir hilenin içinde' (in a trick) olmak gibi, dolaşık bir ağı veya karmaşık bir labirenti hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.