verb

introduce

tanıştırmak, tanıtmak, sunmak, getirmek

Let me introduce you to my friend.

Seni arkadaşımla tanıştırayım.

The company will introduce a new product.

Şirket yeni bir ürün tanıtacak.

He introduced the topic of the meeting.

Toplantının konusunu o açtı.

((birini)) ((birine)) tanıştırmak birine başka birinin adını söylemek. I introduced my sister to my colleagues.

((bir şeyi)) ((bir yere)) getirmek/sokmak bir şeyi ilk kez kullanıma sokmak. They introduced a new system to the office.

Eş anlamlılar: present, acquaint, launch, bring in

Latince 'içeri götürmek' anlamına gelen 'introducere' kelimesinden gelir; 'intro-' (içeri) + 'ducere' (götürmek).

Birini başkalarıyla tanıştırmak için bir odaya 'içeri soktuğunuzu' veya bir tartışmaya yeni bir fikir 'soktuğunuzu' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.