verb

invade

işgal etmek, istila etmek, tecavüz etmek

The army invaded the country at dawn.

Ordu şafakta ülkeyi işgal etti.

Tourists invade the town every summer.

Turistler her yaz kasabayı istila eder.

He felt they were invading his privacy.

Mahremiyetine tecavüz ettiklerini hissetti.

((bir yeri)) (bir ülkeyi) ele geçirmek için orduyla girmek Ordu komşu ülkeyi işgal etti.

((bir yeri)) (bir yere) çok sayıda girmek Turistler ağustos ayında şehri istila eder.

((birinin mahremiyetini)) (birinin hayatına) istenmeyen bir şekilde dahil olmak Mahremiyetimi işgal etmeyi bırak!

Synonyms: attack, occupy, overrun, encroach

Latince 'içine girmek' anlamına gelen 'invadere' kelimesinden gelir. 'in-' (içine) + 'vadere' (gitmek, yürümek).

Bir video oyunundaki 'Space Invader'ın (uzay istilacısı) bölgenize 'girdiğini' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.