noun

invention

icat, buluş, uydurma

The telephone was a great invention.

Telefon harika bir icattı.

His story was a complete invention.

Onun hikayesi tamamen bir uydurmaydı.

((the invention of sth.)) (bir şeyin) icadı The invention of the internet changed the world.

Eş anlamlılar: creation, discovery, fabrication; Zıt anlamlılar: reality, truth

Latince 'invenire' (bulmak) kelimesinden gelir, 'in-' (içinde, üzerinde) + 'venire' (gelmek). Fikir, bir şeye 'rastlamak'tır.

Birinin kafasının üzerinde bir ampul belirdiğini düşünün - bir fikre 'rastlamışlardır'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.