noun

inventory

envanter, stok, döküm, liste

The shop does an inventory check every month.

Dükkân her ay envanter kontrolü yapıyor.

We have a large inventory of spare parts.

Geniş bir yedek parça envanterimiz var.

((of sth.)) (...nın) envanteri, listesi Mağaza tüm ürünlerinin bir envanterini tutar.

envanter sayımı yapmak stoktaki ürünleri saymak Bu hafta sonu envanter sayımı yapmamız gerekiyor.

Eş anlamlılar: stok, liste, katalog, kayıt

Latince 'bulunan şeylerin listesi' anlamına gelen 'inventarium' kelimesinden gelir, 'in-' (içinde) + 'venire' (gelmek, bulmak).

Sahip olduğunuz her şeyin bir listesini 'icat ettiğinizi' (invent) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.