adjective

involuntary

istemsiz, gayriihtiyari

Blinking is an involuntary action.

Göz kırpmak istemsiz bir eylemdir.

He gave an involuntary shudder.

İstemsizce bir ürperti geçirdi.

((involuntary)) + isim istemsiz bir eylem/hareket/ses Bu istemsiz bir tepkiydi.

Eş anlamlılar: otomatik, kasıtsız, kendiliğinden; Zıt anlamlılar: gönüllü, kasıtlı, bilinçli

'in-' (olumsuzluk) ön eki ve 'voluntary' (gönüllü, Latince 'voluntarius'tan) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'gönülsüz'.

'in-' ekini 'inactive' (etkisiz) kelimesindeki gibi olumsuzluk ön eki olarak düşünün. 'voluntary' kelimesinin zıttıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.