adjective

involved

ilgili, karışık, dahil olmuş

She is involved in many charities.

Birçok hayır kurumunda yer alıyor.

The instructions were very involved.

Talimatlar çok karmaşıktı.

They are romantically involved.

Romantik bir ilişkileri var.

((in sth.)) yer almak (bir şeye) dahil olmak Projede yer alıyordu.

((with sb.)) ilişkisi olmak (biriyle) ilişkisi olmak Bir meslektaşıyla ilişkisi var.

((involved)) + isim karmaşık Çok karmaşık bir süreçti.

Eş anlamlılar: karmaşık, komplike, ilgili, meşgul; Zıt anlamlılar: basit, ilgisiz, mesafeli

'involve' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Latince 'involvere'den (içine sarmak, sarmalamak). Bir şeyin 'içine sarılmış' veya 'dahil olmuş' olma durumunu tanımlar.

Dolaşmış bir yün yumağı düşünün. O 'involved' (karmaşık) ve tüm iplikler birbiriyle 'involved' (ilişkili).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.