noun

iris

iris (göz), süsen (çiçek)

She has beautiful blue irises.

Onun güzel mavi irisleri var.

We planted irises in the garden.

Bahçeye süsenler ektik.

((bir iris)) gözün renkli dairesel kısmı veya bir çiçek türü Onun güzel mavi irisleri var.

Eş anlamlılar: (göz) göz bebeği çevresi; (çiçek) süsen, zambak

Yunanca 'gökkuşağı' anlamına gelen 'iris' kelimesinden gelir, aynı zamanda Yunan gökkuşağı tanrıçasının adıdır. Çiçek ve göz kısmı, çeşitli renkleri nedeniyle bu adı almıştır.

Birinin gözünde bir gökkuşağı (Yunanca iris) veya gökkuşağı kadar renkli bir çiçek hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.