adjective

anxious

endişeli, kaygılı, hevesli

I'm anxious about the interview tomorrow.

Yarınki mülakat için endişeliyim.

He was anxious to start his new job.

Yeni işine başlamak için hevesliydi.

((bir şey hakkında endişeli olmak)) bir şey hakkında endişeli olmak Sınavları için endişeli.

((bir şey yapmak için hevesli olmak)) bir şey yapmak için hevesli olmak Başlamak için hevesli.

Eş anlamlılar: endişeli, kaygılı; hevesli, istekli; Zıt anlamlılar: sakin, rahat

Latince 'anxius' (endişeli) kelimesinden, 'angere' (boğmak, sıkıntı vermek) ile ilgilidir.

İki ana kalıbı unutmayın: bir şey *hakkında* endişeli ('anxious about') veya bir şey *yapmak için* hevesli ('anxious to do').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.