noun

item

madde, kalem, parça, öğe

There are ten items on the shopping list.

Alışveriş listesinde on madde var.

The last item on the agenda is important.

Gündemdeki son madde önemli.

This is a valuable collector's item.

Bu değerli bir koleksiyon parçasıdır.

an item on a list (bir listedeki madde) Alışveriş listesinde on madde var.

a news item (bir haber) Did you see the news item about the fire?

Eş anlamlılar: article, object, thing, point

Latince'de 'ayrıca, keza' anlamına gelen ve bir listedeki maddeleri belirtmek için kullanılan 'item' kelimesinden gelir.

Her satırı 'Madde 1, Madde 2...' diye başlayan bir yapılacaklar listesi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.