adverb

apart

ayrı, parçalara ayrılmış, bir kenara

They live miles apart.

Millerce uzakta yaşıyorlar.

He took the engine apart.

Motoru parçalarına ayırdı.

Joking apart, what should we do?

Şaka bir yana, ne yapmalıyız?

((...)) apart ayrı, uzakta They live miles apart.

take ((sth.)) apart (bir şeyi) sökmek, parçalarına ayırmak He took the engine apart.

apart from ((sth./sb.)) (bir şey/birisi) dışında Apart from the rain, it was a good day.

Eş anlamlılar: ayrı, bir kenara; Zıt anlamlılar: birlikte

Eski Fransızca'da 'bir yana' anlamına gelen 'a part' kelimesinden gelir; 'a-' (yönelme) + 'part' (parça, pay) kelimelerinden oluşur.

Bir bütünün 'bir parçasının' (a part) bütünden ayrıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.