noun

aperture

açıklık, delik, diyafram

He peered through a small aperture in the wall.

Duvardaki küçük bir açıklıktan baktı.

The photographer adjusted the camera's aperture.

Fotoğrafçı kameranın diyaframını ayarladı.

((bir şeyde)) bir açıklık bir şeydeki bir açıklık. There was a small aperture in the curtains.

kameranın diyaframı bir kamera lensindeki açıklık. A wide aperture lets in more light.

Eş anlamlılar: açıklık, delik, yarık, aralık

Latince 'açmak' anlamına gelen 'aperire'den türeyen 'apertura' kelimesinden gelir.

Işığın içeri girmesini sağlayan bir 'açıklık' olan kamera 'diyaframını' (aperture) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.