adjective

labelled

etiketlenmiş, sınıflandırılmış, damgalanmış

The box was clearly labelled.

Kutu açıkça etiketlenmişti.

He was labelled a troublemaker.

O, bir baş belası olarak etiketlendi.

((bir şey)) ((olarak)) etiketlenmiştir The product is labelled as organic.

etiketlenmiş bir ((isim)) Please use the labelled container.

Eş anlamlılar: tagged, marked, identified

'label' (etiket) isminden ve geçmiş zaman sıfat-fiili/sıfat yapan '-ed' ekinden türemiştir.

Bir kavanozun üzerindeki 'etiketi' düşünün. 'Labelled', üzerinde etiket olma durumunu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.