noun

land

arazi, toprak, kara, ülke

They bought a piece of land.

Bir parça arazi satın aldılar.

The ship finally reached land.

Gemi sonunda karaya ulaştı.

He comes from a distant land.

Uzak bir diyardan geliyor.

((bir parça)) arazi bir parça arazi They bought a piece of land near the river.

((karada)) karada Some animals live on land and others in water.

Eş anlamlılar: ground (yer), soil (toprak), territory (bölge), country (ülke)

Eski İngilizce'de yer, bölge anlamına gelen 'land' kelimesinden türemiştir.

Bir harita düşünün; su olmayan her yer 'land'dir. Hem sayılamayan (arazi) hem de sayılabilen (ülke) anlamında kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.