noun

lane

şerit, kulvar, patika

You should stay in your own lane.

Kendi şeridinde kalmalısın.

We walked down a quiet country lane.

Sakin bir köy yolunda yürüdük.

He is swimming in the fastest lane.

En hızlı kulvarda yüzüyor.

otobüs/bisiklet şeridi otobüsler/bisikletler için yolun bir bölümü Burası bir otobüs şeridi.

köy yolu kırsalda dar bir yol Dar bir köy yolundan aşağı sürdük.

yüzme kulvarı bir yüzme havuzunun bölümü Hangi yüzme kulvarındasın?

Synonyms: path, track, alley, carriageway

Eski İngilizce'de dar yol veya patika anlamına gelen 'lane', 'lanu' kelimesinden gelir.

İster yolda, ister havuzda, isterse kırsalda bir patikada olsun, size rehberlik eden bir çizgiyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.