noun

lapse

hata, yanılma, zaman aralığı, sona erme

He had a momentary lapse of concentration.

Anlık bir konsantrasyon kaybı yaşadı.

There was a long lapse of time between visits.

Ziyaretler arasında uzun bir zaman aralığı vardı.

The lapse of his membership was an oversight.

Üyeliğinin sona ermesi bir gözden kaçırmaydı.

((sth.)) hatası/kaybı (bir şeyin) geçici başarısızlığı Bu basit bir hafıza kaybıydı.

Eş anlamlılar: hata, başarısızlık, aralık; Zıt anlamlılar: devam, yenileme.

Latince 'kayma, düşme' anlamına gelen 'lapsus' kelimesinden gelir.

Hafızanız, bir zaman dilimi veya bir abonelik gibi 'kayıp giden' bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.