noun

laptop

dizüstü bilgisayar, laptop

I use my laptop for work every day.

Dizüstü bilgisayarımı her gün iş için kullanıyorum.

She closed her laptop and went for a walk.

Dizüstü bilgisayarını kapattı ve yürüyüşe çıktı.

((bir/benim/o)) dizüstü bilgisayar (taşınabilir bir bilgisayar) I bought a new laptop yesterday.

Synonyms: notebook, portable computer

'lap' (kucak) + 'top' (üst) kelimelerinden. Kucakta kullanılabilen bir bilgisayar.

Kucağınızın (lap) üzerine (top) sığacak kadar küçük bir bilgisayar hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.