noun

larceny

hırsızlık

He was charged with grand larceny.

Büyük hırsızlıkla suçlandı.

Petty larceny involves stealing items of low value.

Küçük hırsızlık, düşük değerli eşyaları çalmayı içerir.

hırsızlık ((yapmak)) (bir şey çalmak) He was convicted of committing larceny.

Synonyms: theft (hırsızlık), stealing (çalma), robbery (soygun)

Eski Fransızca 'larcin' (hırsızlık) kelimesinden, o da Latince 'latrocinium' (soygun) kelimesinden gelir.

Bu, hırsızlık için kullanılan resmi, yasal bir terimdir. Diğer yasal kelimelerle ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.