verb

laughing

gülmek

The children were laughing loudly.

Çocuklar yüksek sesle gülüyorlardı.

Laughing is a good way to relax.

Gülmek rahatlamak için iyi bir yoldur.

gülmek Gülmeye başladı.

((at sb./sth.)) (birine/bir şeye) gülmek Herkes onun hikayesine güldü.

Eş anlamlılar: chuckle (kıkırdamak), giggle (kıkırdamak); Zıt anlamlılar: cry (ağlamak), weep (ağlamak), frown (kaşlarını çatmak)

Eski İngilizce 'hliehhan' kelimesinden, Hollandaca ve Almanca 'lachen' ile ortak bir Proto-Cermen kökünden gelir.

'laugh' kelimesinin sesi, gülerken çıkardığınız 'ha ha' sesine biraz benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.