verb

launder

yıkamak, aklamak

She needed to launder her dirty clothes.

Kirli çamaşırlarını yıkaması gerekiyordu.

They laundered the money through a fake company.

Parayı sahte bir şirket aracılığıyla akladılar.

((bir şeyi)) yıkamak to launder ((sth.)) She needed to launder her dirty clothes.

((para)) aklamak to launder ((money)) They laundered the money through a fake company.

Eş anlamlılar: yıkamak, temizlemek; (para) aklamak, meşrulaştırmak

Latince 'lavare' (yıkamak) kelimesinden gelir. 'laundry' (çamaşır) ile aynı köktendir.

Kıyafet yıkamak için 'laundry' (çamaşır) kelimesini düşünün. Parayı 'temiz' göstermek için 'yıkama' fikri doğrudan bir metafordur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.