adjective

lazy

tembel, üşengeç

He is a very lazy boy.

O çok tembel bir çocuk.

We spent a lazy afternoon by the river.

Nehir kenarında tembel bir öğleden sonra geçirdik.

((sb.)) is lazy - bir kişinin karakterini tanımlamak için. He is too lazy to get a job.

a lazy ((noun)) - bir zaman dilimini veya eylemi tanımlamak için. We had a lazy Sunday morning.

Eş anlamlılar: idle, indolent, slothful; Zıt anlamlılar: active, diligent, energetic

Orta İngilizce'deki 'lasie' kelimesinden gelir, muhtemelen bir Aşağı Almanca kökünden. Modern 'to laze' (tembellik etmek) fiilinden daha eskidir.

Güneşte hiçbir şey yapmadan keyif çatan, 'tembellik eden' (lazing) bir kedi hayal edin. 'Lazy' kelimesinin imajı budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.