verb

leave

ayrılmak, terk etmek, bırakmak, unutmak

What time does the train leave?

Tren saat kaçta kalkıyor?

Please leave a message after the tone.

Lütfen sinyal sesinden sonra bir mesaj bırakın.

I think I left my keys at home.

Sanırım anahtarlarımı evde unuttum.

He left the company last year.

Geçen yıl şirketten ayrıldı.

((sth.)) bir yerden ayrılmak He left the company last year.

((sth.)) ((somewhere)) (bir şeyi) bir yere koyup yanına almamak I left my keys at home.

((sb.)) ((sth.)) ölünce (birine) (bir şey) bırakmak My grandfather left me his watch.

((for sth.)) bir yere gitmek üzere ayrılmak She left for the airport an hour ago.

Synonyms: depart, abandon, quit; Antonyms: arrive, stay, remain

Eski İngilizce'de 'kalmasına izin vermek' anlamına gelen 'læfan' kelimesinden gelir.

Bir yerden 'ayrıldığınızda' (leave), arkanızda bir şeyler 'bırakırsınız' (leave).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.