noun

lecture

ders, konferans, nutuk

I went to a lecture on history.

Tarih üzerine bir derse gittim.

He gave me a lecture about being late.

Geç kaldığım için bana nutuk çekti.

a lecture on ((sth.)) (bir şey) üzerine bir ders I went to a lecture on history.

to give ((sb.)) a lecture (birine) nutuk çekmek He gave me a lecture about being late.

Synonyms: konuşma, söylev, hitabe, vaaz

Latince 'lectura' (bir okuma), 'legere' (okumak) kelimesinden gelir, çünkü dersler başlangıçta bir metinden okumalardı.

Bir 'ders veren' (lecturer) kişinin bir kürsüde (lectern) konuşması için notlarını 'okuduğunu' hayal edin. Kelimenin kökü okumakla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.