adjective

legitimate

meşru, yasal, haklı

He has a legitimate claim to the property.

Mülk üzerinde meşru bir hakkı var.

That is a legitimate concern for parents.

Bu, ebeveynler için haklı bir endişedir.

((meşru bir sth.)) yasal veya makul bir (sth.) Mülk üzerinde meşru bir hakkı var.

Synonyms: lawful, legal, valid; Antonyms: illegitimate, illegal

Latince 'lex' (yasa) kelimesinden gelen 'legitimus' (yasal) kelimesinden türemiştir.

İçindeki 'legal' (yasal) kelimesini düşünün. Bir şey meşru ise, yasal veya ahlaki olarak kabul edilebilirdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.