adjective

lengthy

uzun, uzun süren

It was a lengthy and boring speech.

Uzun ve sıkıcı bir konuşmaydı.

The legal process can be lengthy.

Yasal süreç uzun olabilir.

a lengthy ((isim)) uzun bir ~ Uzun ve sıkıcı bir konuşmaydı.

Eş anlamlılar: long, protracted, extended; Zıt anlamlılar: short, brief, concise

'length' (uzunluk) isminden ve '-y' sıfat yapım ekinden türemiştir.

Genellikle bir şeyin gereğinden veya istenenden daha uzun olduğunu belirten olumsuz bir anlam taşır, ör. 'uzun bir gecikme'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.