verb

let

izin vermek, kiraya vermek

My parents let me stay out late.

Ailem geç saate kadar dışarıda kalmama izin veriyor.

She lets her flat to students.

Dairesini öğrencilere kiraya veriyor.

Let's go to the cinema tonight.

Hadi bu akşam sinemaya gidelim.

((birinin/bir şeyin)) ((bir şey yapmasına)) izin vermek Let me know what you think.

((bir şeyi)) ((birine)) kiralamak He lets rooms to tourists.

Let's ((bir şey yapalım)) hadi bir şey yapalım Let's go for a walk.

Eş anlamlılar: allow, permit, rent; Zıt anlamlılar: forbid, prohibit

Eski İngilizce 'lætan' (geçmesine izin vermek, geride bırakmak) kelimesinden gelir.

Birinin geçmesine 'izin vermek' ('let') için bir kapı açtığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.