noun

level

seviye, düzey, kat, düz

What is your level of English?

İngilizce seviyeniz nedir?

The car park is on the lower level.

Otopark alt kattadır.

The surface must be completely level.

Yüzey tamamen düz olmalıdır.

He levelled the ground before building.

İnşaattan önce zemini düzledi.

((bir şeyin seviyesi)) bir standart veya kalite What is your level of English?

((düz olmak)) düz ve eşit olmak The surface must be completely level.

((bir şeyi düzlemek)) bir şeyi düz hale getirmek He levelled the ground before building.

Eş anlamlılar: (isim) standard, grade; (sıfat) flat, even

Eski Fransızca 'livel' kelimesinden, o da Latince 'libra' (denge, terazi) kelimesinin küçültme eki almış hali olan 'libella' (küçük terazi) kelimesinden gelir.

Düz ('level') bir yüzey bulmak için bir baloncuk kullanan su terazisini (spirit level) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.