noun

levels

seviyeler, düzeyler, katlar

There are different levels of difficulty.

Farklı zorluk seviyeleri var.

The car park has three levels.

Otoparkın üç katı var.

Sea levels are rising globally.

Deniz seviyeleri küresel olarak yükseliyor.

levels of ((sth.)) (bir şeyin) seviyeleri Farklı zorluk seviyeleri var.

((number)) levels bir binadaki katlar Otoparkın üç katı var.

Eş anlamlılar: stages (aşamalar), degrees (dereceler), ranks (rütbeler), floors (katlar)

'level' kelimesinin çoğulu, Latince 'libella' (terazi) kelimesinden gelir.

Çok katlı bir bina düşünün; her kat bir 'level'dir. Veya birçok 'level'i olan bir video oyunu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.