noun

lifeboat

cankurtaran botu, filika

They launched the lifeboat to rescue the sailors.

Denizcileri kurtarmak için cankurtaran botunu denize indirdiler.

Everyone must know where the lifeboats are on a ship.

Herkes bir gemide cankurtaran botlarının nerede olduğunu bilmelidir.

bir cankurtaran botu They launched the lifeboat to rescue the sailors.

Eş anlamlılar: kurtarma botu, dingi

'life' (hayat) ve 'boat' (bot) kelimelerinin birleşimi. Denizde hayat kurtarmak için kullanılan bir bot.

Çok basit bir birleşik kelime. 'Hayatınızı' kurtarmak için bir 'bot'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.