noun

lifeline

cankurtaran halatı, hayat damarı

The rope was his only lifeline.

İp onun tek cankurtaran halatıydı.

Her weekly phone call is a lifeline.

Haftalık telefon görüşmesi bir hayat damarı.

a/the lifeline sayılabilir bir isim olarak kullanılır The aid package was a lifeline for the country.

Eş anlamlılar: support, aid, rescue

"life" (hayat) + "line" (hat, ip). Hayat kurtaran bir ip.

Boğulan birine atılan ve hayatını kurtaran bir ip veya halat hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.