adjective

lifelong

ömür boyu, hayat boyu

They were lifelong friends.

Onlar ömür boyu arkadaştılar.

She had a lifelong interest in music.

Müziğe karşı ömür boyu süren bir ilgisi vardı.

((lifelong)) + isim bir ismi tanımlamak için ondan önce kullanılır He is a lifelong supporter of the team.

Eş anlamlılar: enduring, permanent; Zıt anlamlılar: temporary, short-lived

"life" (hayat) + "long" (uzun). Bir ömür boyu süren.

"Hayatınız" kadar "uzun" süren bir şey düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.