verb

lift

kaldırmak, yükseltmek, kaldırmak (yasak), moralini yükseltmek

Can you help me lift this box?

Bu kutuyu kaldırmama yardım eder misin?

The government lifted the restrictions.

Hükümet kısıtlamaları kaldırdı.

The good news lifted his spirits.

İyi haber moralini yükseltti.

((sth.)) kaldırmak She lifted the heavy suitcase.

((sth.))'i ((sth.))'den kaldırmak He lifted the lid from the box.

Eş anlamlılar: raise, hoist; Zıt anlamlılar: lower, drop

Eski Norsça 'lypta' kelimesinden gelir, 'havaya kaldırmak' anlamına gelir.

Spor salonunda ağırlık kaldırmayı veya bir asansörün (lift) sizi nasıl yukarı kaldırdığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.