verb

like

sevmek, hoşlanmak

I like chocolate.

Çikolatayı severim.

I like swimming in the sea.

Denizde yüzmeyi severim.

Would you like a cup of tea?

Bir fincan çay ister misiniz?

((sth.))'ı ((sevmek)) Bu kitabı seviyorum.

((-ing))'ı ((sevmek)) Okumayı seviyorum.

((sth.)) ((ister misiniz))? Kahve ister misiniz?

Eş anlamlılar: enjoy, love, appreciate; Zıt anlamlılar: dislike, hate, detest

Eski İngilizce'de 'memnun etmek, yeterli olmak' anlamına gelen 'līcian' kelimesinden gelir.

Sosyal medyadaki 'beğen' düğmesini düşünün. Hoşunuza giden şeyler için ona basarsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.