adjective

liked

sevilen, beğenilen

She is a well-liked teacher.

O çok sevilen bir öğretmen.

The most liked photo received a prize.

En çok beğenilen fotoğraf ödül aldı.

(çok) sevilen bir ((biri/bir şey)) (çok) sevilen bir ((biri/bir şey)) She is a well-liked teacher.

Eş anlamlılar: popular, admired, appreciated; Zıt anlamlılar: disliked, hated, unpopular

'to like' (sevmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Sıfat olarak kullanıldığında, sevgi veya onay nesnesi olma durumunu tanımlar.

Bunu 'sevmek' eyleminin bir sonucu olarak düşünün. Biri 'liked' (sevilen) ise, bu birçok insanın onu 'sevdiği' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.