noun

limit

limit, sınır, had

There is a time limit for the test.

Test için bir zaman sınırı var.

He has reached the limit of his patience.

Sabrının sonuna geldi.

The speed limit on this road is 30 mph.

Bu yoldaki hız sınırı 30 mildir.

a limit ((on sth.)) bir şey üzerindeki bir kısıtlama. They put a limit on the number of guests.

Benzer kelimeler: sınır, kısıtlama, tavan; Zıt anlamlılar: sonsuzluk

Etimoloji: Latince 'sınır' anlamına gelen 'limes' kelimesinden gelir.

Aşmamanız gereken bir "sınır çizgisi" düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.