noun

limitation

sınırlama, kısıtlama, eksiklik

Every system has its limitations.

Her sistemin kendi sınırlamaları vardır.

A major limitation of the study is its small size.

Çalışmanın en büyük kısıtlaması küçük boyutudur.

We must accept our own limitations.

Kendi sınırlılıklarımızı kabul etmeliyiz.

a limitation ((on/to sth.)) bir şeyi kısıtlayan bir kural veya durum. There are limitations on what we can do.

Benzer kelimeler: kısıtlama, engel, eksiklik

Etimoloji: 'Limit' (sınır) + '-ation' isim yapım ekinden gelir. Sınırlı olma durumunu veya kısıtlayıcı bir koşulu belirtir.

Bunu, bir 'limit' uygulanmasının sonucu olarak düşünün. Bir sınıra sahip olma 'durumudur'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.