adjective

little

küçük, az

She has a little black dog.

Onun küçük siyah bir köpeği var.

There is little time left.

Çok az zaman kaldı.

I slept very little last night.

Dün gece çok az uyudum.

((sıfat)) ((isimden önce)) küçük Onun küçük siyah bir köpeği var.

((belirteç)) ((sayılamayan isimden önce)) az Çok az zaman kaldı.

((zarf)) az Dün gece çok az uyudum.

Eş anlamlılar: small, tiny; Zıt anlamlılar: big, large, much

Eski İngilizce 'lytel' kelimesinden.

Farkı unutmayın: 'a little' 'biraz' (olumlu) anlamına gelirken, 'little' ('a' olmadan) 'çok az' (olumsuz) anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.