adjective

lofty

yüce, yüksek, kibirli

He has lofty ambitions for his future.

Geleceği için yüce hedefleri var.

The castle had lofty towers.

Kalenin yüksek kuleleri vardı.

She has a rather lofty manner.

Oldukça kibirli bir tavrı var.

((lofty + noun)) yüksek ahlaki veya entelektüel standartta; yüce He has lofty ambitions for his future.

((lofty + noun)) çok yüksek; görkemli The castle had lofty towers.

((lofty + noun)) diğer insanlardan daha iyi olduğunuza dair bir inanç gösterme; kibirli She has a rather lofty manner.

Eş anlamlılar: high, noble, grand, arrogant; Zıt anlamlılar: humble, modest

'loft' + '-y' (sıfat eki). Kelimenin tam anlamıyla 'çatı katı gibi', dolayısıyla 'yüksek'.

Bir 'loft'un (çatı katının) yüksekte olduğunu unutmayın. 'Lofty' fikirler 'yüksek' fikirler veya ideallerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.