verb

looked

baktı, göründü, aradı

He looked at the painting.

Resme baktı.

She looked tired after work.

İşten sonra yorgun görünüyordu.

I looked for my keys everywhere.

Anahtarlarımı her yerde aradım.

((at sth./sb.)) (bir şeye/birine) bakmak He looked at the clock.

((adjective)) (bir şekilde) görünmek You look tired.

((for sth./sb.)) (bir şeyi/birini) aramak I'm looking for my wallet.

((like sth./sb.)) gibi görünmek It looks like rain.

Eş anlamlılar: see, watch, glance, seem; Zıt anlamlılar: ignore, disregard

Eski İngilizce'de 'görmek, bakmak' anlamına gelen 'lōcian' kelimesinden gelir.

'look' kelimesindeki iki 'o' harfi, bir şeye bakan bir çift göze benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.