verb

looking

bakıyor, arıyor, görünüyor

What are you looking at?

Neye bakıyorsun?

She is looking for a new job.

Yeni bir iş arıyor.

He is looking well today.

Bugün iyi görünüyor.

((at sth./sb.)) (bir şeye/birine) bakmak He looked at the clock.

((adjective)) (bir şekilde) görünmek You look tired.

((for sth./sb.)) (bir şeyi/birini) aramak I'm looking for my wallet.

((like sth./sb.)) gibi görünmek It looks like rain.

Eş anlamlılar: see, watch, glance, seem; Zıt anlamlılar: ignore, disregard

Eski İngilizce'de 'görmek, bakmak' anlamına gelen 'lōcian' kelimesinden gelir.

'look' kelimesindeki iki 'o' harfi, bir şeye bakan bir çift göze benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.