noun

loser

kaybeden, ezik

The loser of the match was disappointed.

Maçın kaybedeni hayal kırıklığına uğradı.

He called his brother a loser.

Kardeşine ezik dedi.

((bir/kaybeden)) kazanmayan kişi The loser of the match was disappointed.

((bir ezik)) başarısız kişi (argo) He called his brother a loser.

Eş anlamlılar: başarısız, mazlum; Zıt anlamlılar: kazanan, galip, şampiyon

'lose' (kaybetmek) fiiline, bir eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'Loser', 'lose' eden kişidir. Bağlantı çok basittir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.