noun

lovers

aşıklar, sevgililer, meraklılar

The two lovers met in secret.

İki aşık gizlice buluştu.

They were lovers of art and music.

Onlar sanat ve müzik meraklılarıydı.

romantik bir ilişki içindeki bir çift The lovers held hands.

((of sth.)) (bir şeyi) seven insanlar They were lovers of fine wine.

Eş anlamlılar: partners, couple, enthusiasts, fans

'love' (sevmek) fiilinden, eylemi yapanı belirten '-er' eki ve çoğul eki '-s' ile türetilmiştir.

'Seven (-er) kişiler (-s)' olarak düşünün. Hem romantik aşıkları hem de bir şeyin tutkunlarını ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.