verb

loves

sevmek, aşık olmak, bayılmak

He loves his family very much.

Ailesini çok seviyor.

She loves chocolate cake.

Çikolatalı keki çok seviyor.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) karşı güçlü bir sevgi beslemek He loves his children.

((-ing/to-inf)) (bir şeyi) çok sevmek She loves swimming.

Eş anlamlılar: adores, cherishes, likes; Zıt anlamlılar: hates, dislikes

Eski İngilizce 'lufian' (sevmek) kelimesinden gelir. 'Loves', üçüncü tekil şahıs geniş zaman halidir.

Kuralı hatırlayın: İngilizcede geniş zamanda 'he', 'she', 'it' özneleri için fiile 's' takısı eklenir. He loves, she loves.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.