noun

lubricant

yağlayıcı, kayganlaştırıcı

The mechanic applied lubricant to the chain.

Tamirci zincire yağlayıcı sürdü.

Good communication is a lubricant for teamwork.

İyi iletişim, takım çalışması için bir yağlayıcıdır.

((bir/belirli bir)) yağlayıcı ((bir şey için)) sürtünmeyi azaltmak için kullanılan bir madde Tamirci motor için özel bir yağlayıcı kullandı.

((bir)) yağlayıcı ((bir şeyde)) bir süreci kolaylaştıran bir faktör Dürüstlük her ilişkide bir yağlayıcıdır.

Eş anlamlılar: yağ, gres; Zıt anlamlılar: aşındırıcı

Latince 'kayganlaştırmak' anlamına gelen 'lubricare' kelimesinden gelir. '-ant' eki eylemi yapan bir maddeyi belirtir.

Makinelerin sorunsuz çalışmasını sağlayan 'yağlayıcı'yı düşünün. 'Lube' kelimesi tüpü andırabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.